Anasayfa İlçeler

Zonguldak yönetsel anlamda Merkez İlçe, Alaplı, Çaycuma, Devrek, Gökçebey ve Kdz.Ereğli İlçelerinden oluşmuştur. İl merkezi ve ilçelerin dışında belediye teşkilatı kurulmuş 21 beldesi ve toplam 372 köyü vardır.

Merkez İlçe

Merkez ilçe, ilin batısında, 637 kilometrekarelik bir alanda, Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Çatalağzı Termik Santralının üretim ve işletme sahalarıyla iç içedir. Karadeniz'de yaklaşık 17 kilometrelik kıyısı olan merkez ilçe, aynı zamanda çevresinde yer alan belde ve köylerin de istihdam, ticaret merkezidir.

Zonguldak, Kozlu, Kilimli ve Çatalağzı'da farklı yerel yönetimler bulunmasına karşın, hem birbirlerine yakınlıkları hem de benzer sorunları yaşamaları nedeniyle, ilgili belediyelerce 1971 yılında Zonguldak Metropoliten Planlama Örgütü kurulmuştur.

 

Merkez ilçe sınırları içinde kalan toprakların büyük bir bölümü jeolojik yapı, topografik özellikler ve mülkiyetten kaynaklanan sorunlar nedeniyle yerleşime elverişli değildir. Mevcut yerleşimler doğrudan kömür üretim bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Taşkömürü üretiminin yapıldığı maden ocakları, ağırlıklı olarak merkez ilçe sınırları içinde yer almaktadır.

 

Merkez ilçe sınırları içinde mağara, orman alanları, trekking alanları, termal kaynak, sahil bandı gibi turizme konu olabilecek büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Gökgöl Mağarası, Harmankaya ve Değirmenağzı Şelaleleri, Göldağı, Ulutan ve Milli Egemenlik orman içi dinlenme alanları, Türkali, Göbü, Kapuz, Ilıksu ve Değirmenağzı plajları özellikle yöre halkının rağbet gösterdiği alanlardır.

 

Alaplı

İlçe topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Alaplı ilçesi, Alaplı Irmağı'nın denize döküldüğü alanda kurulmuştur.

İlkçağda "Cales" adıyla bilinen Alaplı'nın tarihi Kdz.Ereğli ile özdeş olup, kalıcı izler Cenevizlilere dayanmaktadır. Cenevizlilerce ‘Somakol' (som altın kolları) adı verilen ilçe, 1326'da Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Alaplı Irmağı'nın oluşturduğu düzlüklerde buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve, fındık, ceviz yetiştirilmekte, büyükbaş-küçükbaş hayvan, kümes hayvanı besiciliği, kültür balıkçılığı ve kıyılarda deniz balıkçılığı yapılmaktadır. İlçede son yıllarda iplik, tekstil, kereste, boru, profil, un ve fındık işleme fabrikalarının yanında, sandal, tekne ve gemi yapımı gibi endüstriyel faaliyetler de sürdürülmektedir.

Kocaman ve Belediye Plaj Tesisleri, Bölüklü Yayla, Kavukkavla piknik alanı yörenin en önemli turistik çekicilikleridir.

 

Çaycuma

İlin tarıma en elverişli bölgesi olan Filyos Vadisi içinde yer alan Çaycuma, daha önceleri Çarşamba adıyla Devrek'e bağlı bir bucak iken 1944 yılında ilçe oldu.

Buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve (seracılık), küçükbaş-büyükbaş hayvancılık, kültür balıkçılığı, Filyos beldesinde deniz balıkçılığı ilçenin önemli tarımsal ver hayvansal gelirlerini oluşturur.

İlçede, 1970 yılında açılan ve ülkemizin üçüncü büyük kağıt fabrikası ola SEKA Çaycuma Kağıt ve Selüloz Fabrikası, Filyos Ateş Tuğla Fabrikası gibi kamu yatırımlarının yanında, tuğla, kiremit, briket, kireç, kereste, kum-çakıl, un, yem, konserve, süt ürünleri fabrikaları da bulunmaktadır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi bölge halkının geleceği açısından önem taşımaktadır.

İlçenin en eski yerleşim birimi olan Filyos (Teion), Filyos Çayı'nın Karadeniz'e döküldüğü alanda kurulmuştur. Filyos, MÖ 3. yüzyılda ticari amaçla kurulmuş bir Milet kolonisidir. Kent ilkçağda Karadeniz'in kuzeyinden getirilen malların boşaltıldığı önemli bir ticaret merkeziydi. Çeşitli dönemlerde Roma, Bizans ve Cenevizlilerin hüküm sürdüğü beldede kale, açık hava tiyatrosu, su kemerleri, antik liman mendireği gibi kalıntılar bulunmaktadır. Filyos kalesi ve antik tiyatronun restorasyon çalışmaları devam etmektedir.

Devrek

Doğusunda Yenice, batısında Kdz.Ereğli ve Alaplı, kuzeyinde Gökçebey ve Zonguldak, güneyinde Mengen ile komşu olan Devrek, Batı Karadeniz Dağları ile Bolu Dağları arasında kalan dalgalı ve yer yer yüksek bir arazi üzerinde kurulmuştur.

Topraklarının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı Devrek'te doğal yetişen kızılcık, mantar gibi orman altı bitkilerinin yanı sıra buğday, arpa, çavdar, mevsimlik meyve-sebze yetiştiriciliği, seracılık, kümes ve büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı, kültür mantarcılığı gibi alanlarda üretim yapılmaktadır.

Kereste, yonga, levha-sunta, mermer, kireçtaşı, çivi, lastik ürünleri, salyangoz işleme fabrikaları yörenin endüstriyel alandaki belli başlı yatırımlarıdır.

Bastonculuk yörenin simgesi olmuş el sanatlarındandır. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi baston yapımcılığı günümüzde daha da geliştirilerek sürdürülmektedir.

Yedigöller Milli Parkı, Bostandüzü orman içi dinlenme alanı ve Milli Egemenlik Parkı yörenin en önemli rekreaktif alanlarıdır. Akarsularda olta balıkçılığı, orman alanlarında ise kara avcılığı yapılmaktadır.

Gökçebey

Zonguldak-Ankara demiryolu üzerinde bulunan ve geçmişte Tefen Bucağı adıyla Devrek İlçesi'ne bağlı olan Gökçebey, 1990 yılında ilçe olmuştur.

İlçe son yıllarda sanayi alanında görülen yatırımlarla dikkati çekmektedir. Panel radyatör, seramik, yapı elemanları, kum-çakıl, kereste, deterjan, un, çiçekyağı fabrikaları, ilçenin önemli istihdam alanlarıdır.

Pamukdüzü, Kabalaklı, Çamlık gibi yerler yörenin başlıca piknik ve mesire yerleridir. Bakacakkadı beldesinde faaliyete başlayan 100.Yıl Atatürk Hizmet Köyü, yeme-içme tesisleri, konaklama tesis, havuz, spor tesisleri, yürüyüş ve piknik alanları gibi aktiviteleriyle ilimizin en göze çarpan turistik tesisi görünümündedir. Asar Tepesi ve Gaziler Köyünde kale, sütun ve mezar kalıntıları, Hacı Musa beldesinde ise ağaç işçiliğinin ürünü olan Herkime Evleri bulunmaktadır.

Kdz.Ereğli

Doğal bir liman konumundaki Kdz.Ereğli, Megaralı ve Boiotialı kolonilerce kurulmuş, daha sonra adı Herakleia Pontica olmuştur. Frig, Kimmer, Lid, Asur, Med, Makedon, Roma, Bizans, Ceneviz ve Selçuklu uygarlıklarına mekan olan ilçe, 1320 tarihinde Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Kdz.Ereğli yakınlarındaki Köseağzı mevkiinde kömürün bulunması ve maden ocaklarının işletmeye açılmasıyla birlikte yöre önem kazanmış, 1960'ta ülkemizin ikinci büyük demir çelik fabrikası olan Erdemir'in açılmasıyla bir sanayi kenti kimliğine kavuşmuştur.

İlçede antik çağdan ve daha sonraki uygarlıklardan kalan birçok tarihsel kalıntıya rastlamak hala olasıdır. Kale, sur duvarları, su kemerleri, deniz feneri, su sarnıcı, Ayasofya kilisesi, Bizans kilisesi, Halil Paşa Konağı, Hoca Nasrullah Efendi türbesi kentin tarihsel / kültürel geçmişinin izlerini taşımaktadır. Yarı tanrı Herakles'in (Herkül) Kerberus'la savaşımına mekan olan Cehennemağzı Mağaraları, hem ilkçağın önemli kehanet merkezi, hem de ilk Hıristiyanların gizli ibadet yeri olması gibi özelliklere sahiptir.

Kent içindeki parklar, Kırmacı,Çeştepe mevkileri, Kızılcapınar ve Gülüç baraj gölü çevresi, Belediye ve Erdemir plajları,Çavuşağzı, Kireçlik, Kandilli sahilleri yöre halkının rağbet ettiği başlıca rekreasyon yerleridir.